"Ben lobileşmeyeceğim, çeteleşmeyeceğim!"

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, Fatih Altaylı'nın hazırlayıp sunduğu Teke Tek programına konuk oldu. Gürsel Tekin, kirli bir dönemde olduğumuzu belirterek, "Geçmiş dönemlerde farklı siyasi partilere oy veren, AKP'ye oy veren bütün yurttaşlarımıza da buradan seslenmek istiyorum. Çok kritik bir süreçten geçiyoruz. 30 Mart klasik bir belediye başkanlığı seçimi değil. 30 Mart, gerçekten Türkiye'de hukukun, demokrasinin, özgürlüğün yeniden inşaa edilmesi için bir referandumdur." dedi.

Fatih Altaylı'nın Başbakan tarafından dile getirilen, Gezi olayları sırasında Kabataş'ta türbanlı bir kadına 100 kişinin saldırıda bulunduğu iddialarından sonra ortaya çıkan ve bu iddiaları çürüten görüntülerle ilgili CHP'nin tavrını sorması üzerine Gürsel Tekin, "Bu topraklarda, Beşiktaş gibi işlek bir yerde 100 tane adamın bir kadına saldırması mümün olabilir mi? Bu nasıl bir vicdandır? Gezi Parkı'nda insanların öldürülüdüğü, mağdur edildiği, gözlerinin kör edildiği bir ortamda sorumlu bir başbakan bunu paylaşır mı? Bunun yalan olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz, gazeteci arkadaşlarımızı da kendilerine alet ettiler." dedi.

Gezi olayları sırasında Başbakan'ın camide içki içtiler sözlerini ve caminin müezzini Fuat Hoca'nın böyle bir olay yaşanmadığını dile getirdiğini de hatırlatan Gürsel Tekin, "Bir din adamının sadece namuslu davrandığı için poliste sekiz saat ifadesi alındı. Biz de burada o baskıyı yaşadık. Bu coğrafyada çok acılar gördük. Türkiye'nin dört bir tarafında acılar yaşadığımız bir toprakta sorumlu bir Başbakan en kutsal değerlerimizi kendi kirli emellerine alet eder mi? Bütün bunlara baktığımızda, bütün bu baskıları oluşturan, insanlara şiddet uygulayan polislere Başbakan çıktı, "Polisler destan yazdı" dedi.  Ne oldu o destan yazan polisler, destan yazan polislerin 2000 tanesini sürgün ettiler." dedi.

Fatih Altaylı'nın o polislerin "paralel polis" olduğu  ve özellikle böyle davranıldığı iddialarını dile getirmesi üzerine, "Paralel yolsuzluğun adı paralel devlet oldu. Diyelim ki var, paralel devlet varsa sorumlu Başbakan'ın kendisidir. Yani Habertürk'te sizin dışınızda bir paralel yapı oluşmuşsa sizin sorumluluğunuz yok mudur Fatih Bey?

Sen Başbakansın bütün bu olanları görmeyeceksin, sana dokununca göreceksin. Bu yolsuzluklarla ilgili ben iki yıl önce yolsuzluk haritasını Başbakan'ın kendisine gönderdim, isimleri de yazdım ama hiç bir  ses yok. dinlemelerle ilgili sekiz tane soru sordum Sayın Başbakan'a iki yıl önce; "Sayın Başbakan, siz dinleniyorsunuz siz dinleniyorsanız bizim de güvencemiz yok. 76 milyonun güvencesi sizin elinizde." Ne dedi başbakan hatırlayın, "Kılıçdaroğlu senin nefesini bile takip ediyorum. Sen Kılıçdaroğlu'nun nefesini ne takip ediyorsun, Kılıçdaroğlu para pulla uğraşmaz. Senin için zaman kaybıdır. Sen önlem alacaksan, bakanlarına, bakanlarının oğlullarına önlem almalıydın. Geçmiş dönemlerde de yolsuzluk oldu. Bugün gelinen nokta Türkiye dış politikasını sıkıntıya sokan bir süreçtir. Bir ülkenin hükümetinin en önemli bakanları, başkaları tarafından rehin alınmışsa, dış politikamızda çok ciddi sıkıntılar olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Türkiye ilk kez bu kadar kritik bir sürece girdi. Hepimizin çok duyarlı olması lazım. Bu yolsuzlukların bağlantılarına bakmamız lazım. Başbakan'ın son üç ay önce bir İran gezisi yoktu. Apar topar bir İran gezisi çıktı. Bütün bunları kamuoyunun bilmesi gerekiyor. Bunları basını sansürleyerek kapatamazsınız."
dedi.

Ucu bucağı belli olmayan kirli bir sürece girildiğini, her geçen gün yeni bir tape ortaya çıktığını belirten Gürsel Tekin, Fatih Altaylı'nın "Dün de sizle ve bizle alakalı bir tape patladı, hayret ettim." demesi üzerine, "Bugüne kadar hayatımın hiçbir alanında bir gazeteciyi aramış değilim. Bir siyasetçi siyasal geleceğini gazetelere, televizyonlara bağlamışsa o emekli olmuş demektir. Ben hayatımda bağlamadım. Hatta şöyle eleştiriler alıyorum; sen de lobileş. Hayır kardeşim, ben lobileşmeyeceğim, çeteleşmeyeceğim. Ben tek başıma da kalsam namuslu siyaset yapacağım. Cam gibi davranacağım. Bir taraftan bakıldığında diğer yanı görülmeli. Siyasetçinin dünyadaki görevi bu." diyerek cevap verdi.

Fatih Altaylı'nın CHP ile Fetullah Gülen cemaati arasında bir ilişki olup olmadığını sorusunu ise Gürsel Tekin, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin hiçbir grup, hiçbir cemaatle kesinlikle ve kesinlikle bir ilişkisi söz konusu değil. Ama elbette biz herkesin reyine talibiz. Bu cemaatte olabilir farklı siyasi partilere oy vermiş insanlarda olabilir. Geçmiş dönemlerde farklı siyasi partilere oy veren, AKP'ye oy veren bütün yurttaşlarımıza da buradan seslenmek istiyorum. Çok kritik bir süreçten geçiyoruz. 30 Mart klasik bir belediye başkanlığı seçimi değil. 30 Mart, gerçekten Türkiye'de hukukun, demokrasinin, özgürlüğün yeniden inşaa edilmesi için bir referandumdur. AKP'ye oy vermiş seçmenlerden de oy istiyoruz, farklı siyasi partilere oy vermiş kimler varsa, evet ben bu ülkede gidişattan rahatsızım diyen kim varsa hepsinin oyuna talibiz. 30 Mart'tan sonra gelin yeni bir Türkiye yaratalım. Ama öbür türlü kamuoyunda Başbakan'ın ifade ettiği gibi kimseyle ilişkimiz söz konusu değildir." şeklinde yanıtladı.

İstanbul büyükşehir belediye başkan aday adaylığını açıkladığında kendisinin genel başkan yardımcısı olduğunu, belediye başkanı değil bakan olması gerektiğini söyleyenlerin Kadıköy sorunu çıktığında "Gürsel Tekin, Kadıköy belediye başkanı olmalı" dediklerini dile getiren Gürsel Tekin,  "Bu Gürsel Tekin'den kurtulma formülüdür. Hiç kimse Gürsel Tekin'den kurtulamayacak. Gürsel Tekin Türk siyasetinde olacaktır. İçeride de kirlilik varsa mücadele ederim, dışarıda da kirlilik varsa mücadele ederim." dedi.

    Salı, 18 Şubat 2014 12:41

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica